
ne kadar da yorgun düştüm
senin olmadığın yollardan
söylenmeyenleri işitmeye çalışmaktan
yağmur ve gözyaşından
kar ve beyazdan
sığınacak iki kelime aramaktan
bölük pörçük uykularımı yamamaktan
bir kumsal var hep rüyalarımda
kayalıklar var ucalarında
hırçın dalgalar saklandığımız koyuklara doluyor hep
seni
kalbimi
alıp sürüklüyor benden çok uzaklara
biliyorsun korkarım ben sudan
o yüzden çıkamadım koyuğumdan
upuzun ellerim olsun istedim işte o an
tutunmak istedim sana
benden uzaklaşmanı görmektense boğulmak o sularda
bir kumsal var taa içimde
kıyısında tek dalı kayıp bir terlik
sürüklenmiş, yıpranmış,terkedilmiş

kimi zaman birşey söyleyecek gibi oluyor
hatta söylüyor da
onu anlıyorum
denizden korkma diyor
sürüklese de seni uzaklara
içindeki sevgiyi götüremez
her zaman korunacak kuytular bulamazsın hayatta
ama en azından
kumsalda soluklanmak var yeni bir dalgadan önce
ve biliyorsun ya
bir sahibinin olduğunu
idrak ediyorsun ya
hayatın bile bir yerde durmadığını
her insanın korkusu tuttuğunda
denizlerde sürüklendiğini benim gibi
yetmez mi?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder