23 Eylül 2008

FAZLASIYLA EKSİK EKSİĞİYLE FAZLA

Elbiseler diktim
Quba'nın nar çiçeğinden
yürürken dökülüyordu eteğimden
iki ciğerimin ortasında biriktirdiğim sen

Gelinliğim Ağrı’nın postundan demiştim ya
yalandı
katlanmış düşlerimdendi
Aras'ta yuğunmuştum ya hani
o da yalandı
dökündüğüm
yılladığım sulardı
oluksuz hayatımda
suç feleğin çemberindeydi ya güya
asıl
dön dön dön...
çember benim şeklimdi.

Söz gelimi
ayağım bir taşa çarpsa
veya
çökse iki intihar büyütmüş şu balkon
yatağından sapıp
akar mıydın bana...

Nakş-ı cihanın ortasındayım demiştim ya hani
Onun da aslı yok
Caddeler binalar sersefil
Sokaklarda attığım adımlar aylak
Pis kokan bir binanın orta katında
Serkeş kelimeler damlıyor tavanımdan
Hüzün harçları dökülüyor duvarımdan
Ayrılıktan bu yana bir ağrı var sağ omzumda
Sensizliğimi taşıdığımdandır şurada burada

Koca bir ömür
küçücük bir aşk tanesi
ister yaşa
ister artır ızdırabımı
Aras alıp götürmese de
şark rüzgarları savuracak beni

Aras kıyısında suskunluklarım yeşerirken
değiştirmeyeceğim kabuğumu yaz kış
Bu şehir gibi eski yalnızlığım
Sağ omzuma çöken yapayalnızlığım

Sınır Öte-ki-si :

İlk önce omzun karıncalanmaya başladıysa epey geç olacak ölüm..

Kalbi olanın omzu karıncalanır, alyuvarları ağrımaya başlar kendi kollarındaki kanda..

Pufff nasıl da gaddarım böyle..

Geçmiş olsun. Şiflar dilerim.

1 yorum:

XeDaBe dedi ki...

aşk şiirleri ile pezevenklik arasında bir bağ olduğunu söylemiştin ya. bu blogu kerhaneye(afoola) benzetirsin şimdi sen :)