Güneşin yüzünü cömertçe gösterdiği günler geride kalmış, yerini ayazlar almıştı. Hem de epeydir. Eeee, eskisi kadar yiyecek şeyler bulmak kolay değildildi sokaklarda. Güneş ışınları gibi ısıtmasa da evlerdeki ışıklara yanaştım usul usul, kıvrıldım kapı diplerine. Hangi kapı eşiklerinden yemek kokusu geliyorsa, onun buğusuna yakın kuyruğumu kıstırıp kıvrılmak istedim usulca. Kim bilir sadece yemeklerin kokusu değil tadından da nasibini alırdım belki. Şansız da sayılmazdım hani. Onca ev. Şehir kışa teslim, insanlan evine kapanmış haldeyken bana da yiyecek artıklar çıkmıyor değildi doğrusu. Hatta bana özel kapıya yiyecek bırakan da olmuyor değildi, ufak bir et parçası, bir kase süt. Yemek kokuları, biriki yemek artığı ve şanslıysam bana özel bir et parçası tek ilgilendiklerimdi. Evin sahiplerinin yüzlerine bakmam gerekmiyordu. Elleri yüzleri olmuştu benim için. Önemli olan bana uzatılan eller idi. Onlarca kapı. Onlarca el. Bir gün biri, öbür gün öteki. Mutlaka içlerinden biri, birileri bir akşam da beni hatırlıyordu ya benim için şükredilmesi gereken bundan ibaretti. Hayatta kalmam için yiyecek, yiyecek için de kapılardan uzatılan eller lazımdı. Ha öjeli ha kınalı, ha suratsız ha şirin farketmezdi benim için.
O kapıların ardında oturan insanoğlundan biri sanırım birkaç gündür aksatmadan yiyecek bırakıyor. Sanırım beni sahiplendi veya onu sevdiğimi sanıyor. Oysa geçtiğimiz haftalarda bana çekil kapımdan diye çıkışıp duruyordu. Artık bağırmıyor, terslemiyor. Arada bir gözlerinin beni aradığının da farkındayım hani. İnsanoğlu işte, üç-beş kemik verdi diye sevgimi satın alabileceğini sanıyor ki benim sevgim yok hiçbir insanoğluna. insan insanı sevmiyor, ağlatıyor, üzüyor, hırpalıyor hatta öldürüyor iken ben neden insanı seveyim. neden bir kedinin insanı insandan fazla sevmesi gerekiyor. üçbeş et parçası için minnettarlık duymam yeter. malum kediler nankördür. benim de öyle olmamam için bir neden yok. sahibim olmaz, sahiplerim olur. onlar da yoksa sokaklardır özgürlüktür sahibim. insanoğlu üstüne alınmasın.
22 Ocak 2009
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

1 yorum:
yoooo... sırmır yok, içsel zırvalamalar işte...
Yorum Gönder