3 Kasım 2008

içimde milyon kişi olmuşken, burda neden iki kişi olmayayım yahu!


Sınır Öte-ki-si : Ben kim miyim? Yılkı çobanı...

sınır ötekisi : Çoban varsa yılkılar özgür olmaz, o vakit ölmek daha iyi semerdense

Sınır Öte-ki-si : Hem "özgürlük" nedir, ilaç mıdır ki feodal yaramıza?

sınır ötekisi : Yılkıca değil değil MANDAca yaşıyoruz, yularlı.

Sınır Öte-ki-si : sende kimsin yaw :) Hangi dağda Kürt öldü.. Hangi pus-u-lu havayı sevdi kurt?

sınır ötekisi : evvelim sen... ahirim sen... ne desem az.. ne desem çok...

Sınır Öte-ki-si : Bütün sınırlar benimdir! dilim de dilim...

sınır ötekisi : Bense... ölmeyecek kadar yaşam ve kırkı dolmayacak da olsa aşk isterim nacizane...

Sınır Öte-ki-si: Entel bunalımı, carpe diem sendromu

sınır ötekisi : Yok canım, öyle sosyal, siyasal, ekonomik hiçbir ayırtedici özelliğim yok kuzum benim...

Sınır Öte-ki-si : Bazen reklamlarda bile ağlarım yalnızsam.. Şimdi kimseye ölmüyorum, hayatı da ölmecek kadar seviyorum, sevgiliyi de olumsuzlayıp kendimi ölümsüzledim. Ohhh beeeee aVEa :) ben ve ben yane..

Seni ölürcesine anlıyorum oysa... Çok şey yazacaktım ama az gittim, uz gittim, dere tepe düz gittim, yoruldum. Hiç bir şey paklamadı beni yolculuklarda. Ne Ashab-ı Kehf'in uyku kokan mezarı, ne de Bilal-i Habeş'in üzerime ödünç sinen esmerliği... Ne de Daniel peygamberin inananı bulunmayan dini...

Bana yine gelişigüzel yaz...


sınır ötekisi : Koro uyumalar senfonisi hayat. Program budur. Yorgunluğumdan öte, hem anamdan hem yarimden oldum...


Jandarmalar pusu kurmadan
Zühre yıldızına takıl da gel...

Göyçe narsız, Aras susuz kalmadan
Sevda ek oğul ver sınırdan öte

Neler söylüyorum bööle... Canım sıkkındır bu aralar. Kardeşim yine ya mapusa ya müşahedeye düşecek görünür. İçimizden alınıp dışımıza içlenecek yine. Yine, açık görüş, açık öğretim derdine düşecek.

Hiç yorum yok: