31 Ekim 2008

dini bütün tarla kızları

Sınır Öte-ki-si : Münezzil olan kırgın eder adamı.. müzemmil eder bazen..
(uzak dur deliliğim! !)


sınır ötekisi : dini bilgin fazla maşallah. ne oluyor yaw o kelimeler. ben ilkokulda başarısızdım ailem ortaokula göndermeyip köye gönderdi. köyün yaşlı, Ege yöresinden gelen imamı vardı. adam çorap örerdi sıkça. beni ona tembihlediler, gündüzleri dini dersler vermesi için. dedemlere yardım ediyordum aynı zamanda. dini bütün bir tarla kızı olayım istediler sanırım. 1 senem kayboldu böylece. öbür sene kaçtım angaraya gelip kaydoldum ortaokula. ortaokulu teşekkürle geçtim. lisede tekrar çuvalladım. dini terbiyeden de yoksun bırakmadılar bu arada, şehre kaçmış olsam dahi. bu kez mahalle camisine gönderdiler okul dışı zamanlarda. Kur'an-ı Kerim'in arasına latin harfleri ile yazılı nüshalarının fotokopisini koyup yerleştirdim okudum epey. Kopya çektim yani. Lisede de kopya çektim bazen. fizik, kimyam iyiydi ama matematik berbattı. tahtayı sabunladım bir keresinde matematik dersinden önce disiplinden zor yırttım, kopyada yakaladı bir keresinde matematik hocası rezil etti beni sınıfa, üstelik bizim mahallede oturuyordu, güzergahımı ve otobüs saatlerimi değiştirdim bit pazarındaki bitli okula gitmek için...

dini bütün tarla kızı olsam belki daha mutlu olurdum. Köyde Hulusi diye bir yaşıtım vardı, bostan arkadaşım. bostan sulama sırasını bozmuştum bir kere başkalarının bostanlarının arklarındaki setleri kürekle dağıtıp suyu kendi bostanımıza yönlendirmiştim, dedem bostanın birini sana verdim bundan çıkanları sen sat parasını sen al demişti. Hulusi beni kürekle epey kovaladı arkların arasında. Yakışıklı adaleli çocuktu. Duydum, Semra diye dini bütün bir tarla kızıyla evlenmiş çocukları olmuş 2 tane. Hulusi kanserden öldü genç yaşında. Bostanta çalışırken beğenirdim onu üzüldüm. Arada bir düşünür gülümserdim beni kürekle kovaladığı günü hatırlayınca. Ondan sonra pek peşimden kovalayanım olmadı dersem yalan olmaz. Köyde kalıp belki onunla evlenmiş olabileceğim ve dul kalmış olabileceğim olasılığına karşı sevindim. Selma benim yayladan arkadaşımdı, buna rağmen hiç aramadım, başsağlığı dilemedim. Mersinli oğlana gösterdiğim şefkati hiç beslemedim ona karşı. Benim karamel gözlerim vardı, onun çakır. Benim kara saçlarım vardı, onun sarı. Benim bacaklarım skoda idi onunkiler sütun gibi.

Sınır Öte-ki-si : Zeki insanların ortak özelliği skoda bacak oluşları mıdır diye düşündüm bir an. Üçgen kafa ya da. Kendimi düşündüm bir an...

Dini bilgisi çoğaldıkça çelişkileri de büyüyor insanın. Yani çelişkilerim de seninkilerden fazla olabilir.

Evet burda tevazu göstermeyeceğim çünkü bilerek ve isteyerek çokça irdelemişimdir dinleri..

Tarlalarda yastıkbaşlarıyla oynamak hep tehlikeli olmuştur zaten.
hiç bir tarla kızına da aşık olamadım.

Hiç yorum yok: